Gods Of War !

Aşağa gitmek

Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 7:39 pm

Merhaba :selam: arkadaşlar ,

Bu yazıcağım ilk Fan Faciton'um olacak :camgoz: bunun için alımlar yapıcam. Aklımdaki fikir ; artık biz düello canavarı olucaz ve düello canavarların dünyasında geçen birkaç olay . Neyse lafı uzatmayım tamamen kendi hikayem olan fan faction'u tanıtıyım. isim biraz kopya gibi oldu sanki :koptum: .

GODS OF WAR , Yaratılış Ve Hikaye

Günümüzden tam 800.000.000 yıl önce evren tamamen bomboş bir yerdi. İçinde sadece tanrılar vardı. Tanrılar kendi aralarında ikiye ayrılıyorlardı bir yüce tanrılar birde yarı tanrılar. Bütün tanrılar tek başına hareket ediyordu fakat yüce tanrı Felgrand'dan gelen fikirler üzerine tanrılar kendi aralarında " Tanrılar Konseyi "ni kurmayı planladılar. İş başkanlık seçimlerine geldiğinde büyük bir karmaşa yaşanmıştı. Tanrıların hepsi kendilerini başkan olarak görüyorlardı. Fakat bu karmaşa bir yerden sonra tanrılar arasında savaşa yol açtı. Tanrıların en güçlüsü yüce tanrı Felgrand bu savaşı saçma bulmuştu ve tanrılara bir çözüm yolu önermiştir. Bu çözümde bütün tanrılar oy kullanacak ve hiçbir tanrı kendisine oy veremeyecektir. Bazı tanrılar bu çözüme karşı çıktı ama yoğun baskı üzerine katılmak zorunda kaldılar. Oylama yapıldı ve başkan olarak Felgrand şeçildi. Ve böylece tanrıların arasındaki savaş kısa süreliğine son buldu. Artık bütün tanrılar Konsey'e göre hareket edecek ve Tanrılar Konsey'inin kurallarını çiğneyen yarı tanrılar cezalandırılacaktılar. Zaman içinde birçok yarı tanrı cezalandırıldı. Yakın bir süreden sonra Konseyin ilk resmi kararı açıklandı. Bu karar sayesinde evrenin içine bir çok gezegen yaratılacaktı. İlk galaksi bütün tanrıların kararıyla " Stardust " adını aldı. Ve galaksinin gardiyanı yaratıldı adına Stardust Dragon konuldu. Galaksiyi yaratmak için ilk önce galaksinin ısı ve ışık kaynağı diğer yıldızlardan daha büyük olan Tyrand adındaki yıldız yaratıldı bu yıldız bütün galaksiye ısı ve ışık verecekti. Ardından ilk gezegen Thestalos yaratıldı. Bu gezegen Tyrand'a en yakın gezegendi ve içinde hiç bir canlının yaşama kabiliyeti olamazdı . Bu gezegenin gardiyanı ise Thestalos the Firestorm Monarch'dı. Daha sonra 2. gezegen Caius yaratıldı. Bu gezegenin gardiyanı ise Caius the Shadow Monarch oldu. Çok zaman geçmeden 3. gezegen Zaborg yaratıldı ve gardiyanı Zaborg The Thunder Monarch oldu. Bu gezegen 4 elementin ustası sayesinde oluştu. İlk önce Obelisk the Tormentor kayalıkları kıtaları yarattı yani ilk temeli attı. Daha sonra Levia-Dragon - Daedalus kalan bölgeleri su ile doldurdu. Ardından Slifer the Sky Dragon gezegeni canlların yaşaması için oksijenle doldurdu. Ve The Winged Dragon of Ra gezegenin yer çekimini sağlamak için çekirdek denilen katmanlardan oluşan cismi gezegenin içine en ortasına koydu. Bu gezegenin bu kadar özen gösterilmesinin nedeni fanilerin yani tanrı olmayanların yaşayacak olmasıydı. Bu gezegenden sonra Granmarg gezegeni yaratıldı ve bu gezegenin gardiyanı Granmarg the Rock Monarch oldu. Artık son gezegene gelindi bu gezegen galaksinin en soğuk gezegeniydi bunun sebebi Tyrand'dan çok uzak olmasıydı. Ve adına Mobius konuldu gardiyanı olarak ise Mobius the Frost Monarch oldu. Yalnız gardiyanlar yarı tanrılardır. Ve son aşamaya gelindi ve Zaborg için faniler yaratıldı ama sadece 2 tane fani ırka sınırlı irade ve yaptıklarını anlamaları için yeteri miktarda akıl verildi. Bu ırklardan biri humanlar diğerleri ise hayvanla insanın birleşimi Beasten ırkıydı. bu ırklara büyük bir kesim karşı çıktı çünkü evrenin tek sahibin tanrıların olduğunu savunuyorlardı. Bu yüzden konseye karşı çıkıp ayrı konsey kurdular konseyin adı " Tek Sahipler Konseyi "di.Başkanı 2. en güçlü tanrı Exodia oldu. Ve dünyaya kendi yarattıkları akılsız yaratıkları yolladılar. Bununla kalmadılar insanların ve beastenların aklına kötü düşünceler soktular.Ama insanlar ve beastenlar direndi ve medeni uygarlıklar kurdular. Yüzyıllardır süren savaş hala devam ediyor ve evrenin kahramanını arıyor.
Dinler
Holy
Işığın dini , tanrılar tarafından yaratılışı ve tanrıların hepsini üstün gören din.
Darkness
Karanlığı ve tek tanrının Exodia olduğunu kabul eden diğer tanrıları ise köle gören din.

Private
Dinsiz ve imansızlara denir. Onlar hiç birşeye inanmazlar.

UYGARLIKLAR

Atlantis


Atlantis 600.500.000 yıl önce Levia-Dragon - Daedalus tarafından A Legendary Ocean'nun derinliklerine kuruldu. Ve denize ayrı bir yaşam verdi. Atlantis'ten ne krallar geçti fakat en yüce kral olarak bilinen Fog King Atlantis Bakugan'lılarla savaşırken kendisini tanrıları Levia-Dragon - Daedalus'a vererek savaşı durdurmuş ölen herkesin dirilmesini sağlamıştı. Atlantis'in her yerinde onun heykelini görmek mümkün.Atlantis son zamanlarda çok sıkıntı çekmektedir. Suların geri çekilmesiyle yaşam alanları daralmıştır.

Topia


Topia adalet ve saygının yeridir. Orda bütün ırklar özgür,adaletli ve sevgi doludur. Bu ülkede kötülük yapan herkes cezasını bulur . Bu ülkenin kraliçesi Celestia ve kralı ise Jain'dir. Onlar iki farklı ırktandırlar. Onların hikayesi aşkı tanımlar ;

Jain küçükken Bakugan ülkesinin küçük bir köyünde yaşıyordu. Bir gece bir kaç serseri grubu köylerini bastı ve babasını öldürüp annesini kaçırdılar. Jain o panik halinde köyden hızlıca kaçıp ormanın derinliklerine gitmişti. Fakat Jain önünü karanlık yüzünden zor görüyordu. Bir ağacın yanına gitti ve ağaca yaslanarak uykuya daldı. Ama yalnız değildi Plague Wolf'lar Jain'İn etrafını sarmıştı fakat Jain hala uyuyordu. Tam bir Plague Wolf Jain'e saldırmıştı ki bir kurt onu kurtarmıştı.Ve diğer Plague Wolf'ların gözüne baktı bütün Plague Wolf'lar ormanın derinliklerine çekildi. Sonra bir ses " Aferin, Ryko " dedi. Jain kendine geldiğinde küçük bir kulubedeydi. Etrafına baktı bir melek. Meleğin güzelliğine hayran kaldı. Ardından melek " Ah uyandın , merhaba ben Celestia nasılsın " Jain titrek bir sesle " merhaba bende Jain" dedi. Celestia " biliyorum , doğduğundan beri seni takip ediyorum ama sen hala soruma cevap vermedin iyi misin " Jain daha titrek bir sesle " İyim ama beni neden doğduğumdan beri takip ediyorsunuz ? " Celestia ince bir sesle " Çünkü doğduğunda sana aşık oldum bu hissi sadece sen doğduğunda hissettim " Jain " Bende güzelliğinize hayran kaldım ama bayan siz nerden geldiniz ve benim yaşım size göre küçük değil mi ? " Celestia " Nerden geldiğim uzun hikaye ama şunu bil ki bu gezegenden değilim. Diğer soruna gelince bir melek için yaş önemli değildir onun için kalbin temizliğidir." Jain sakin bir sesle " Hangi gezegenden geldiniz nasıl geldiniz ve neden ben , ben o kadar iyi birisi miyim? " Celestia " Çok soru soruyorsun biraz daha uyu dinlen" der ve anına bir öpücük kondurur. Jain o öpücükten sonra uykuya dalar. Ama Celestia üzgündür çünkü Jain'i bekleyen uzun ve zor bir hayat vardır fakat Celestia onun bu uzun ve zor hayatta her zaman yanında olmayacaktı. Çünkü süresi dolmuştu bir melek sadece 1 haftalığına Zaborg'a adım atabilir ve insanlarla konuşabilir. Ama Celestia sonsuza kadar Jain'in yanında kalmak istiyordu bu yüzden Felgrand Dragon'la bir antlaşma yaptı. Antlaşmaya göre Celestia kanatlarından vazgeçecek ve bir insan olacaktı ama bunun karşılığında Celestia Zaborg'da kalıcak ve sevgili aşkı Jain'le birlikte güzel bir ülke kurup orada yaşayacaktılar. Celestia bu antlşmayı kabul etti ve aşkı için büyük fedakarlık yaptı. Enn sonun da Topia'nın temeli atıldı.

Necrovalley


Necrovalley , Wasteland'ın çölünde kayalıklar ardına gizlenmiş eski bir kasabadır. Bu kasaba tarihi bakımdan çok önemlidir. Bu kasabaya giren gardiyanı yenmeden çıkamaz. Bu kasabanın kralı Chief'dir. Chief karısını zehirli bir yılan ısırığı yüzünden kaybetmiştir. Kasabayı arkadaşlarıyla birlikte yönetmektedir.

Ancient City - Rainbow


Ancient City - Rainbow , Atlantis'ten 100.000 yıl önce Rainbow Neos tarafından kurulmuştur. Rainbow Neos bir yarı tanrıdır. Rainbow Neos'un bu şehri kurmasının nedeni , yüzyıllardır süren savaşın bitmesiydi fakat savaş bitmedi. Bu şehir gökkuşağıyla ünlüdür. Bu şehrin insanları inanırlar ki gökuşağının altından geçen bir canlı kötülüklerinden arınırmış. Bu gökkuşağına bu büyüyü yapan tanrı ise Rainbow Dragon. Amacı insanlara bir kez olsun doğru yolu göstermek

Geartown


Geartown kontrolden çıknmış makinmelerin eski parçalarıyla oluşmuştur. Bu bölge de bir çok makine yaşamaktadır. Havada ki oksijen zehirlidir. O yüzden insanlar burda ancak 3 gün dayanabilirler. Bağımsız bir bölgedir. Kralı veya yöneticisi yoktur. Ancient Gear Gadjiltron Dragon ve Ancient Gear Gadjiltron Chimera tarafından korunnmaktadır.Giriş ancak Ancient Gear Castle'den yapılmaktadır.

Sunset Shadown


Sunset Shadown karanlık ve ürkütücü bir yerdir, orda asla güneş doğmaz. Vampirlerin,zombilerin,cinlerin ve daha birçok korkunç yaratığın evidir. Ünlü Clock Tower Prison sayesinde asla güneş doğmaz eğer Clock Tower Prison'da saat çalışırsa o zaman güneş doğar. Çünkü orda zaman donmuştur yani buraya gelenler asla yaşlanmazlar. Buranın lordu Doom Lord lakabında ki bir cindir.

Shien


Shien karanlık ve gizemli bir köydür.Sunset Shadown'a yakındır. Burası akşamları korkunç ve güvensiz gündüzleri ise sıcak ve güzeldir. Akşamları lanetli canavarlar yerin altından çıkar ve yemek ararlar. Bu köyün koruyucuları six samurai'dır. Bu köyün ustası ve yöneticisi Grandmaster Shien'dir.

Batı Bakugan


Bakugan teknoloji bakımından gelişmiş büyük bir devlettir. Bir çok bölgede toprağı vardır. Bakugan 6.400.000 yılında kurulmuş ve birçok savaş yaparak topraklarını geliştirmiş bir ülkedir. Ama büyük olduğu için suç oranıda fazladır. Bu devletin kralı Captain Gold'dur. Bu devlet 4.800.600 yıl önce Batı Bakugan ve Doğu Bakugan diye ikiye ayrılmıştır.

Doğu Bakugan


Doğu Bakugan , Batı Bakugan'dan daha gelişmiş bir yerdir. Suç oranı Batı Bakugan'a göre azdır. Kralı Prisma'dır. Nüfusu oldukça fazladır.


Karakter Tanıtımları

Shadowsoldier :
Sunset Shadown'un karanlık arka sokakları cehenem gibidir. O cehenemin karanlığına birçok insan kurban gitmektedir. Ve en tehlikeli bölge barlar. O barlarda ki birçok insan görünümlü cinler vardır. Ve hepsi birbirini yemek için bekler. Darkness adındaki bir barda çalışmaktadır Shadowsoldier. Orada yatıp kalkar , orada yiyip içer. Orası onun evi ve işidir. Annesi ve babası o küçük yaştayken bir cin tarafından öldürülmüş ve barın sahibi onu sokakta bulup yetiştirmiştir. Ve büyüdüğünde onu barın güvenliği yapmıştır. Fakat genç adam gün geçtikçe geçmişini öğrenmek için daha da çaba sarf etmektedir. Ve bu barın sahibini rahatsız eder öyle ki gencin aklındakileri silmek için yalan söyler . Tabi ki Shadowsoldier bu amansız hayatta asla annesi ve babasını öldüren cini öldürmedikçe pes etmeyecek ve gerekirse yüzlerce kişi öldürecek bir tipdir.

Raphael Riggs :

Necrovalley'in sıcak ormanlarında yaşayan asi bir genç. Ailesi Bakugan'lıların yaptığı bir katliamda ölürken o savaş tanrısı Divine Neos tapınağında gizlenmiştir. Hiçbir dine inanmayan ancak savaş tanrısına inanan bir gençdir. Katliam sona erdiğinde tapınaktan çıkmış ve o korkunç manzarağı görünce amansızca koşturmuştur. Ta ki Toprak adındaki bir ormanda ağ tuzağına düşene kadar.Bir gece ağ tuzağında beklemiştir sonra birkaç genç çocuk yanına gelip onu kafese atmışlardır. Fakat hikayesini onlara anlattığında , onların durumunun da kendisiyle aynı olduğunu öğrenince serbest bırakıp çetelerine almışlardır. Ve kısa zaman için de çetenin lideri olmuştur. Son zamanlarda Batı Bakugan krallığına komplo kurmaya hazırlanıyorlar.

Ben Adams

Ben adams Shien kasabasında büyümüştür ve Grandmaster tarafından savaşcı olarak yetiştirilmişdir. Annesi ve babası hala yaşamaktadır fakat Batı Bakugan'da. İşin aslı Ben Adams Shien ormanında bebekken Grandmaster tarafından bulunmuştur. Grandmaster onu kasabaya almış ve zorluklar içerisinde yetiştirmiştir. Şu aralar Shien'in gece bekçisidir fakat anne ve babasını da merak etmektedir.

Wolfgang Youngblood

Sunset Shadown'un ışığıdır. Annesi ve Babası Vampire Genesis'e kurban verilmiştir. O yüzden karanlık kişilerden nefret eder. Wolfgang , Doom lord'un karısı Hera (Vampire Lady)'ya aşıktır. Ve bunu çok geçmeden Doom Lord öğrenmiştir. Tüm halk Wolfgang'a işkence etmiştir. Ama Wolfgang Sunset Shadown hemen kaçmıştır. Ve geri döneceğine yemin etmiştir.

Elutlan Warner

Elutlan Warner çok iyi bir avcıydı. Ta ki iki kolunu bir Gazelle'ye kaptırıncaya kadar. On kez Rainbow Dragon'a dua etmiştir ve Rainbow Dragon ona eskisinden daha sağlam , hiçbir normal insanın sahip olamayacağı kadar güçlü kollar vermiştir. Bunun karşılığında Elutlan Warner Rainbow Dragon'un sadık gardiyanı oldu. Rainbow Dragon kayıp olan topaz elmasını bulması için Elutlan'ı görevlendirmiştir.

Lord Phoenix Gearfried

Lord Phoenix soylu ve çok zengin bir aileden gelmektedir. Annesi Lady Ruin babasıda Bay Puppet'dır. Lord Phoenix çok kolay şartlarda büyümüş ve yetiştirilmişdir. O kraliyet konforuyla büyümüştür ve çok zekidir. O hem soylu,hem zeki hem de kuvvetli olduğu için 1. Ordu Komutanı seçilmiştir.

Descomunal Ancient Gear

Descomunal birkaç hurdadan oluşmuş bir makinedir. Fakat çok akıllı ve dost canlısıdır. Teknik işlerden anlayan komik bir robotdur. Şu aralar üzerinde çalıştığı Portal adlı makinenin eksik taş parçasını bulmak için Zaborg turuna çıkmışdır.




Yugiohtürkde dark_gamer isimli üyeden alıntıdır.
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 7:40 pm

1.Bölüm - Kader Yolu


Sunset Shadown'un soğuk arka sokaklarında kimsenin kimliği belli değildir bazıları iyi , bazıları kötü.Ama öyle bir vampir var ki içindeki ışık tüm dünyayı aydınlatacak kadar büyük. İşte bu kötü görünümlü ama iyilik dolu vampirin ismi Wolfgang. Bu ismi Sunset Shadown'da bilmeyen kalmamıştır. Wolfgang nereye gitse işkence görüyordu. Hatta artık evine bile gidemiyordu çünkü cinler evini yakmıştı. Gecenin birinde Darkness adındaki bir barın arkasında uyuya kalır. Shadowsoldierbarın arkasında devriye gezerken Wolfgang'ı farkeder.Kılıcını kılıfından çıkartır ve vampirin üstüne doğru hedef alır. Wolfgang , kılıcın ona geldiğini hisseder ve ani bir refleksle geri çekilir:
-Oh be , az kalsa dilimleniyordum , der ve güler.
Shadowsoldier şasırarak :
-Neye gülüyorsun sü..ük , der ve kılıcını tekrar vampire savurur.
Vampir zarzor bir refleksle yine kurtulur. Shadowsoldier'in üstüne zıplar ve elleriyle Shadowsoldier'in yüzünü sıkar. Ardından
Wolfgang'ın ağzından garip sözler çıkar :
-Compu...lsory Evac...uation Devic...e , der ve elini Shadowsoldier'den çeker.
Shadowsoldier süzülerek yere düşer. Bu fırsattan yararlanan Wolfgang hemen bardan uzaklaşır. Bu son kavgadan sonra burda yaşayamayacığını anlayan Wolfgang Venom Swamp ormanına doğru yol alır.

Shadowsoldier'ı barın sahibi yerde yatarak bulunca hemen bara sokar ve yüzüne birkaç alkol damlatır.Shadowsoldier kısa süre sonra gözünü açar ve :
-Nerede o sü..ük vampir , diye söylenir.
Barın sahibi :
-Neden bahsediyorsun Shadowsoldier. Ne vampiri ? , der.
Shadowsoldier sinirli bir şekilde :
- Barın arkasında dövüştüğüm vampirden söz ediyorum nerede o ? , der.
Barın sahibi merakla :
- Bana daha demin neler olduğunu anlat , der sinirlenerek.
Shadowsoldier'ın siniri hala geçmemiştir ve :
- Barın arkasında uyuyan bir vampir buldum. Ama o vampir Wolfganng'dı ve onu öldürmeye kalkıştım fakat son anda kılıcımdan kurtuldu. Sonrasında ise bana bir büyü yaptı üstelik o büyü o gece bana yapılmıştı. Ve tabi ki sonrasını hatırlamıyorum. Ama şundan eminim ki o büyü sayesinde hafızam biraz yerine geldi , der.
Barın sahibi daha da sinirlenerek :
- Hemen odana git ve dinlen ! sen sarhoşsun galiba,der.
Shadowsoldier bunu kabullenerek odasına çekilir fakat odasına eşyalarını toplamak için gitmiştir çünkü amacı o vampiri bulup gerçekleri öğrenmekti.
Barın sahibi 1-2 saat sonra Shadowsoldier'ın odasına gitti , Shadowsoldier'ın odasında olmadığını ve masanın üstünde bir not olduğunu gördü.Notu okumaya başladı :
"Bu notu okuyan her kimsen beni dinle , 19,06,1988

Birkaç saat önce bir vampirle dövüştüm. O sü..ük , bir şekilde büyü yaparak beni bayılttı. Falat o büyü sayesinde sanırım hafızam yerine gelmeye başladı.Annemle babamın öldüğü o gece aynı büyü bana tekrar yapılmıştı. Ve bu vampirin benim geçmişimle ilişkisi olabilir veya geçmişimi bilebilir. Bu sorualrın yanıtı almak için onun peşinden gidicem ve geçmişimi öğrenmeden gelmeyeceğim. Bana bu yolda yardım etmesi için Plague Wolf'u yanımda götüyorum.

Shadowsoldier , "

Barın sahibi bu notu okuduktan sonra iki tane Goblin Zombie'yi Shadowsoldier'ı öldürmeleri için tutmuştur.

Ancient City - Rainbow insanları her zaman ki gibi çok güzel bir gün geçirmekteydiler. Ama Rainbow Dragon için kötü bir gündü çünkü Topaz elması çalınmıştı ,kimin çaldıysa bir sırdı. Topaz elması bulmak için sadık gardiyanı Elutlan'nı görevlendirdi. Elutlan Rainbow Dragon'un tapınağına gitti ve ihtişamlı bir ses duydu :
-Benim sadık gardiyanım Elutlan Warner , sana çok özel bir görev vereceğim bu görev tüm Ancient City - Rainbow'u ilgilendiren bir görev, dedi güvenilir bir sesle.
Elutlan bu kutsal görevi çok merak etti :
- Söyleyin tanrım , bu nasıl bir görev unutmayın ki sizin için kendimi feda edebilirim , ded, onurlu bir sesle.
Rainbow Dragon bu sözleri güvenilir buldu ve :
- Teşekkür ederim benim sadık sevgi dolu gardiyanım , bu görev tehlikeli bir görev. Benim dün Topaz elmasım çalındı ve nasıl çalındığı bir sır. Bu hırsızı bulup elmasla birlikte bana getirmelisin . Cezasını çekicektir. Sana bu macera da eşlik etmesi için Ryko'yu veriyorum o senin sadık yol arkadaşın olacak , dedi.
Elutlan hevesli bir sesle :
- Tamam efendim , o elması ve hırsızı size getiriceğimden emin olabilirsiniz , dedi.Ve eşyalarını toplamak için evine gitti. O sırada bu kutsal görevi öğrenen Lord Phoenix
Eski arkadaşını sarayına çağırttı. Elutlan eşyalarını hazırlarken kapısı çaldı . Kapıyı açtığında karşısına neşeli bir şekilde Spell Striker çıktı. Ve Elutlan'ı saraya çağırdı. Elutlan kabul ederek evden saraya doğrıu gider. Sonunda sarayın kocaman görkemli kapısını görür. Gardiyanlar Elutlan'ı içeri alır ve Lord Phoenix'in yanına götürürler. Lord Phoenix , Elutlan'ı görünce :
- Ah eski dostum Elutlan nasılsın ? ,diye sorar.
Elutlan eski dostunu gördüğü mutlulukla :
- İyim lordum asıl siz nasılsınız ? ,der.
Lord Phoenix şaşırarak :
-Bende iyim ama neden sizli bizli ve lordum diyerek konuşuyorsum , der.
Elutlan gülerek :
- Çünkü siz artık Ancient City - Rainbow'un 1. ordusunun komutanısınız, der.
Lord Phoenix samimi bir şekilde :
-Artık benle konuşrken sizli bizli konuşmayacaksın sen hala benim arkadaşımsın , der.
Elutlan da aynı samimi şekilde :
- Peki siz yani sen nasıl istiyorsam öyle olsun fakat neden beni buraya çağırdın önemli bir işim vardı, der sakince.
Lord Phoenix :
-Ne tür iş yoksa Rainbow Dragon'un verdiği kutsal görev mi ? , der gülerek .
Elutlan şaşırarak :
-Evet ama sen bunu nereden duydun ? ,der.
Lord Phoenix :
-Unuttun mu ? daha demin kendin söyledin ben komutanım ve benden gizli bir şey yok bu ülkede. Sana bu görev hakkında yardım etmek istiyorum , der sakin bir şekilde.
Elutlan kızarak :
- Ne yardımı ? bu kutsal görevi bana Rainbow Dragon verdi ve benim yapmam lazım , der sert bir şekilde. Ardından hızlıca sarayı terk edip evine gider. Lord Phoenix , Elutlan'ın neden bu kadar kızdığını anlamamaktadır. Elutlan bütün eşyalarını toplayıp ülkeden ayrılır.

Shien'e her zaman ki gibi karanlık bir gece ev sahipliği yapmaktadır. Ben Adams Adındaki gardiyan Shien'ı koruyan gardiyanlar gibi bir bölgesi vardı o bölgeye birisinin izinsiz girdiğini gördü. Hemen baltasını izinsiz girene doğru savurdu. Fakat izinsiz olarak giren Ben'in baltasını ortadan ikiye ayırdı. Ve sakin bir şekilde :
- Anneni ve babanı merak ediyorsun değil mi ? , dedi.
Ben şaşırarak :
-Sen de kimsin ? annem ve babam hakkında ne biliyorsun , diye sordu.
İzinsiz giren gülerek :
- Benim adım Curse ve annenle baban hakkında bir bilgi istiyorsan yola koyulsan iyi olur , der.
Ben sinirlenerek :
-Nereye gidicem seni p.ç , der.
Curse :
- O yolu sen bulacaksın , der ve kaybolur.
Ben evine gider ve eşyalarını toplar. Grandmaster'a görüşürüz notu bırakır ve nereye gidiceğini bilmediği halde yol alır.

Necrovalley'in sımsıcak çölünün yanındaki Toprak adındaki ormanda 1 grup genç çocuk yaşamaktadır. Bu çocuklardan birinin hikayesi farklıdır. Raphael adındaki genç o küçükken ailesi Batı Bakugan tarafından katliama uğramıştır ve Raphael savaş tanrısının tapınağında gizlenmiştir bir süreliğine. Tapınaktan çıktığında ise şoka uğramıştır çünkü köyü yok olmuştur. Bu olay üzerine Raphael ve arkadaşları Batı Bakugan'a komplo için ormanlarından aytılmaktadır. Onlar ayrılırken Raphael içinden "İntikamınızı alıcağım baba " der. Ve 5 kişi Toprak ormanından ayrılırlar.

Geartown'da birçok buluş yapılmaktadır ve hepsi Bakugan devletine gitmektedir. Fakat Descomunal adındaki robot bağımsız çalışmaktadır. Birgün aklına bir icat fikri gelir. Bu fikir sayesinde insanlar bir yerden başka yere ışınlana bileceklerdir. Bunun için sadece Batı Bakugan'da bulunan Bor maddesi lazımdır. O maddeyi bulmak için yola koyulur.


saygılar ,
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 7:44 pm

2.Bölüm : Venom Swamp (Part 1)

Venom Swamp ormanı her zamanki gibi karanlık ve ürkütücü. Bu ürkütücü ormanda Elutlan ve Ryko Topaz elması ararken Ryko tanıdık bir koku duyar. Hızlıca kokunun geldiği çalılıkların arkasına koşar.

Elutlan: Dur ! Ryko bekle...

Elutlan çalılıkların arkasına gidince 2 metrelik aslan adamın Ryko'la dövüştüğünü görür.

Elutlan (kılıcını aslan adama doğru savurur): Hey sen ... Ryko'la kavga etmeyi kes!

??? (Elutlan'ın kılıcını kalkanıyla durdurur) : Kes sesini !... bir dakika sen Elutlan'sın.

Elutlan (kılıcını yine savurur) : Adımı nereden biliyorsun ?

??? (tekrar kalkanıyla kılıcı durdurur) : Nereden mi ? beni hatırlamadın mı ? benim eski dostun Howard. Ah tabi ki hatırlamazsın en son görüştüğümüzde insandım.

Elutlan (kılıcını yere indirerek) : Howard ... Howard Manike ? Oh bu sen misin ?

Howard ( gülerek) : (Haha , bu salak tuzağıma rahat düşecek ) Evet , uzun zaman oldu dimi dostum .

Elutlan : Tam 5 yıl oldu ve bu süre içinde sen... çok değişmişsin.

Howard : Hiç sorma. Arghh ...

Ryko (Howard'ın bacağını ısırır) : Hav hav hav !!! hav hav...

Elutlan (Ryko'nun ensesini tutarak) : Kes şunu Ryko o benim dostum .

Ryko : Hav hav hav hav ...

Elutlan ( Howard'a dönerek ) : Bir şeyin var mı ? kusura bakma Ryko'ya ne oldu bilmiyorum.

Howard ( Köpeğe sinirli bir şekilde bakar ) : ( Ah p.ç köpek) Bir şeyim yok , önemli değil köpek işte ne yapacağını bilmiyor.

Ryko ( dişlerini sıkarak ) : Hav ! Hav ! Hav hav hav hav !...!

Elutlan ( Ryko'nun ensesini biraz daha sıkarak) : Ryko ! uslu dur. Evet haklısın Howard , ne yapacağını bilmiyor ama o genellikle böyle yapmaz . (Ne oldu da Ryko kontrolünü kaybetti)

Howard : Köpek işte boşver . Bu arada sen neden buradasın ?

Elutlan : ( Acaba ona görevimi söylesem mi ? ama hayır kimsenin bilmemesi gerekiyor... ) Ben her zamanki gibi avlanmak için dünya turuna çıktım. Peki sen neden buralardasın ve nasıl böyle bir yaratığa dönüştün ?

Howard : ( Sanki ben buna inandım ) Bende eski günlerde ki gibi avlanmaya çıktım eski dostum, nasıl yaratığa dönüştüğümse uzun bir hikaye.

Elutlan : Aynen öyle , eski günlerdeki gibi .

Howard : Eee ? yola koyulalım mı ?

Elutlan(Ryko'nun ensesini bırakıp Ryko'ya ardından Howard'a dönerek ) : Ryko , yolculuk boyunca uslu dur yoksa seni kafese hapsetmek zorunda kalırım. Ne duruyoruz ki hadi bakalım yola koyulalım .

Elutlan , Ryko ve Howard yola koyulurlar. Ryko'nun gözü yol boyunca Howard'dadır. Ama Elutlan'ı korumak için Elutlan'ıda gözetimin altına almıştır. Elutlan ve Howard eski günlerden , ve avcılık günlerinden bahsetmektedir. Elutlan bir ağacın altıntan geçerken Ryko , Elutlan'ı ileri doğru iter.

Ryko : Hav hav ...

Elutlan : Ah... ne oldu Ryko ?

Ryko'nun Elutlan'ı itmesinin sebebi ağacın dalında olan Venom Cobra'nın Elutlan'a saldırmaya kalkışmasıydı fakat Ryko , Elutlan'ı ittiği için Venom Cobra Elutlan yerine Ryko'ya saldırır ve zehrini Ryko'ya boşaltır .

Ryko ( Acı içinde kıvrılarak ) : Argggh!... hav ha...v h...av ha...

Howard baltasını Venom Cobra'nın kafasına geçirir ve Venom Cobra aldığı hasar yüzünden ölür.

Howard: Pislik yılan öl ! geber !

Elutlan ( Ryko'nun yanına gider. Elutlan'ın gözünden yaş damlası düşer ) : Ryko ! hayııııııırrr ! dayan dostum dayan .

Ormanda yağmur baştırmıştır. Şiddetli rüzgar ağaçların dal parçalarını koparıp götürmektedir.

Howard (Ryko'yu kucağına alarak) : (Bu düşündüğümden daha kolay olacak) Elutlan gel burada durursak sırılsıklam olacağız .

Elutlan (Howard'a bakarak) : Peki nereye gidicez ?

Howard : Yakınlarda bir mağara gördüm yağmur bitene kadar orada duralım.

Elutlan ve Howard mağara doğru yola koyulurlar. Çok geçmeden mağaraya varırlar. Howard hemen Ryko için raha bir yer hazırlar ve üstünü örter. Ve sonra ateşi yakar.

Elutlan (Howard'a samimi bir şekilde bakarak) : Sağol Howard sen çok iyisin. İyi ki seninle karşılaştım.

Howard (gülümseyerek) : (Hahahaha aptal hahaha ) Sende öyle dostum sende.

Elutlan : Ryko'nun çok ateşi var umarım iyileşir.

Howard : (Öleceği kesin aptal hahahaha) Dinlensin iyileşir.

Mağaranın girişinden ayak sesleri duyulur. Howard baltasını eline alır ve mağaranın girişine gider. Ve karşısında bir vampir vardır. Vampirlerden hayatı boyunca nefret eden Howard
baltasını vampire savurur.

Wolfgang (usta bir şekilde saldırıdan sıyrılır) : Hey! hayvan sakin ol biraz.

Howard (Sinirlenerek bu sefer daha güçlü savurur) : Seni yamyam vampir s....r git.

Elutlan (Howard'ın yanına gelerek) : Ne oldu Howard kim geldi ?

Howard : Davetsiz misafir .

Wolfgang (Kahkahlar atarak) : Heheheheheheheheheheehehehehe Laughing çok komiksin Howard yoksa Howardy mi demeliyim bak bende komiğim Laughing .

Howard (baltasını tekrar vampirin üstüne savurur) :Seni pislik sü...k.

Wolfgang (tekrar sıyrılır) : Ayıp ediyorsun Howardy Laughing ben sadece yemek istemeye geldim. Aldığım kokulara göre sizde çok güzel bir kurt eti var.

Elutlan (kılıcını vampire uzatır ve) : Yürü git buradan vampir!!! buradaki kurt benim dostum ve zehirlendi diye sana yemek olarak vereceğimi hiç sanma.

Wolfgang (Gülerek): Zehirlendi mi ? yardım edebilirim onu iyileştirebilirim.

Elutlan: Ne dediğimi duyma... bir dakika yardım edebilir misin ? Nasıl ?

Howard : Yalan söylüyor Elutlan o Ryko'nun kanını içecek. Onu öldürecek.

Elutlan : Ama Howard... ona bir sanş verebiliriz. Belki o iyi vampirlerdendir.

Wolfgang : Sus Howardy Laughing ben Elutlan'ın söylediği gibi iyi bir vampirim. Ve Ryko'yu kurtarabilirim. Zaten Ryko ölecek ama kurtarırsam ölmez .

Elutlan : Tamam vampir o içerde. Onu hemen iyileştir lütfen.

Howard (sinirlenerek) : Ne !? Elutlan , Ryko'yu bir vampire mi bırakıyorsun ? Hemde tanımadığımız bir vampire.

Elutlan : Sakin ol Howard dışına bakıp birini yargılayamazsın.

Wolfgang : Evet Howardy sakin ol olm. Ama bir şartla iyileştiririm.

Howard(Baltasını kavrar) : Ne birde şart mı koyuyorsun p.ç . Ben şartı sana gösteririm.

Elutlan : Howard baltanı indirde vampirin şartını öğrenelim.

Wolfgang : Şartım yolculuğunuz boyunca bende sizle olucam.

Howard : (Ah pislik!) Ben yolculuğum boyunca bir vampirle gezemem.

Elutlan(Howard'a sonra da Wolfgang'a dönerek) : Ryko için kabul etmeliyiz Howard. Tamam kabul ediyorum yeter ki Ryko'yu iyileştir.

Wolfgang başını sallar ve içeri geçerler.

O sırada Venom Swamp ormanının diğer kısmında Raphael Riggs ve arkadaşları şiddetli yağmurda ilerlemekteydiler.

Raphael : Arkadaşlar bir tane sığnak bulmalıyız. Yohan bir şey görüyor musun ?

Yohan(en arkada etrafı gözlemler) : Hayır şef fakat Ahhhhh...!

Raphael (arkasını dönerek) : Yohannn ne oldu ?! Yohan Nerdesin !?

Luna : Şef , Yohan sanki yerin dibine girdi.

Raphael : Bu nasıl olur ? Bu sesde neydi ?

Twister : Hangi ses şef ?

Raphael (şaşırır) : Duymadınız mı ? Birisi bir şey diyor ama hangi dilden olduğunu bilmiyorum.

Twister : Yanlış duymuşsunuz şef biz bir şey duymadık.

Raphael :Hayır yanlış duymadım hala duyuyorum. Twister siz burada bekleyin ben şu ağacın arkasına bakıp geliyorum.

Raphael ağacın arkasına gidince birden Luna'nın çığlığını duyar ve hemen geri döner. Venom Boa'nın diğerlerin yediğini ve Luna'yada saldırmak üzere olduğunu görür.

Raphael (ağaçtan ağaca atlayıp en sonunda Venom Boa'nın kafasına atlar) : Arkadaşlarımın intikamınını alıcam pis yılan!

Venom Boa kafasındaki ağırlıktan rahatsız olmuştur o yüzden kafasını ağaçlara çaptırıp çaptırıp kafasındaki ağırlığın düşmesini sağlamaya çalışmaktadır.

Raphael (kılıcını Venom Boa'nın kafasına batırıp çıkarır) : Boşuna çabalıyorsun yılan öleceksin !!!!

Venom Boa 2-3 saniye içinde ölür. Raphael , Luna'nın yanına gider.

Raphael (Luna'nın elini tuttup kaldırır) : İyi misin Luna ?

Luna (utanarak) : İyim şef peki siz nasılsınız ? :camgoz:

Raphael : İyim sen merak etme.

??? (Raphael ve Luna'nın karşısında belirir) : İyi olmanıza sevindim.

Raphael (kılıcını kılıfından çıkartır) : Ha ? Sende kimsin ?...


Devam Edecek


yine mi kısa oldu ne xD ama bu part 1 di(bkz. ffsi kısa olunca bahane arayan üye )
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 7:45 pm

3.Bölüm : Venom Swamp (Part2)

Venom Swamp ormanında hava kararmıştı ve yağmur daha dinmemişti. Vahşi etoburlar uyanmış , avlarını yakalamak için sessiz adımlarla ormanın bereketli bölgelerinde geziyorlardı. Doğa etoburlara kötü hava şartları yüzünden bedavaya yemekler veriyordu. Hiçbir otobur bu havada yemek bulamıyordu. Otoburlar için en iyisi barınaklarında sığınmaktı. Bu kötü havada insanlar bile zar zor ayakta duruyorlardı.

Raphael kılıcını kavradığı gibi ???'nin üzerine fırladı. Fakat ??? usta bir hamlele Raphael'ı geri püskürttü. ??? sislerin içinden çıktı ve Raphael'le Luna'ya göründü. ???'in yüzü maske gibi bir kağıtla örtülüydü. Kıyafeti bir samurayı andırıyordu. ??? , Luna'nın yanına gitti ve Luna'nın elini tuttu :
- Lady Luna iyi misiniz ?
Luna adamın elinin buz gibi olduğunu farketti ve eline bakınca adamın elinin yeşil ve çürümüş olduğunu gördü. Ama onu asıl endişelendiren adam Luna'nın ismini nereden biliyordu. Luna elini direk çekti :
- Siz de kimsiniz ?
Raphael , Luna'nın bundan hoşlanmadığını gördü :
- Bak maskeli adam yürü git buradan yoksa seni dilimlerim.
??? kılıcını belinden çıkardı :
- Bunu yapmaya kalkışmak istemezsin küçük bey.
Raphael kılıcını bir kez daha adama savurdu fakat adam kılıcını sağa sola sallayarak Raphael'in elindeki kılıcı fırlattı :
-Bu hareketin adına Ya-Dose denir. Hala değişmemişsin. Eskisi gibi savunmasız ve güçsüzsün.
Raphael :
- Ha ? sen Luna'yla benim adımı nereden biliyorsun ve sen kimsin ?
??? kahkaha atarak :
-Ah , beni ikinizde unutmuşsunuz . Ben Usta Kyonshee'yim !
Raphael ve Luna şok geçirir. Çünkü bu adam onların küçükken ki ustaları Usta Kyonsheee'ydi. Onlara dövüşü Usta Kyonshee öğretmişti. Fakat Batı Bakugan'ın saldırısından sonra aynı aileleri gibi bu adamdan da haber alınamamıştı. Luna :
- Usta Kyonshee siz çok değişmissiniz efendim.
Kyonshee gülerek :
- Ne sandınız Lady Luna o savaş yüzünden çirkin bir zombiye dönüştüm fakat bana kattığı güç paha biçilemez.
Luna :
- Bana neden Lady diye hitap ediyorsunuz efendim ?
Kyonshee lunanın anına dokunarak :
- Bu çok basit Lady Luna . Size Lady diye hitap etmemin sebebi Vampire Genesis'in sizi eş olarak kabul görmesi.
Raphael :
- Ne ?! Usta Kyonshee bu nasıl olur ? Vampire Genesis bir ölüm tanrısı o nasıl olur da Luna'yı eşi olarak görür.
Kyonshee :
- Bunu bende bilmiyorum. Onu durdurmaya çalıştım. Onun gibi bir tanrı bir ölümlüyle aşk yaşamamalıydı. Fakat Vampire Genesis bana emir verdi ve Lady Luna'yı Shien Tapınağı'na getirmemi istedi.
Raphael koşarak kılıcını aldı ve :
- Buna izin veremem Usta Kyonshee. O bir tanrı ve kesin Luna'yı öldürecektir. Buna nasıl göz yumuyorsunuz ? Siz değilmiydiniz bize " Hayatınız boyunca kendinize ve sizi yönetmeye çalışanlara ' Boyun eğilmektense ölüp giderim bu dünyadan daha iyi' diyin"diyen. Şimdi neden siz o şeytanın kuklasısınız ?
Kyonshee :
- Anlamıyorsun evlat bunun sebebi aşk. Ben Vampire Genesis'le antlaşma yaptım ve ben onun hizmetkarı olduğum sürece sevgili Disenchanter uzunca yaşayacaktı.
Raphael :
- Nasıl ?! Nasıl olurda senin gibi biri aşka yenik düşebilir Usta Kyonshee ?!
Kyonshee:
- Bağlanmak, tutulmak, tüm zamanlarının onunla beraber geçmesini istemek ve ondan ayrı kalınca onunla beraber geçirdiğin zamanları düşünmek, istemek, arzulamak, geceleri düşünmekten uyuyamamak, uyuyunca rüyada beraber olmak.

Onunla uyanmak,
buluşurken heyecanlanmak
ayrılırken hüzünlenmek,
onu görmek için elinden geleni yapmak,
görünce de konuşamamak,
gözlerine bakınca aşkı ve korkuyu bir arada tatmak,
telefon çalınca kalbinin çıkacakmış gibi çarpmasını hissetmek,
damarlarında ki dolaşan kanı,
giydiği elbiseyi ondan kıskanmak,
bir insana duyula bilecek en güzel duyguları ona karşı hissetmek,
onun için her şeyi yapmak ve
bazı şeyleri yapmamak.

Üzüldüğü zaman üzülmek,
sevindiği zaman sevinmek,
ona bir daha ayrılmayacakmış gibi sıkı,
sıkı sarılmayı istemek,
kimselerin olmadığı bir yerde çimenlere uzanıp
yıldızları sayarken ne kadar mutlu olduğunu
anlatıp “SENİ SEVİYORUM” diye bağırmak ve
yankısını beraber dinlemek.

Bağlanmak,
hoşlanmak,
tutulmak,
istemek,
arzulamak
tek kelimeyle...

“SEVMEK”

Luna :
- Usta ... Kyonshee sen gerçekten aşıksın.
Kyonshee'nin gözünden yaş gelir :
- Evet , Lady Luna ben aşığım ve aşk için dünyayı tanımam.
Raphael :
- Usta ... ister aşık ol! ister kaşık ! ama şunu bil ki Luna hiçbir yere gitmiyor!!!
Kyonshee :
- Bunu sen belirleyemezsin yüce Vampire Genesis ona aşık olmuş ve hiç kimsenin sözünü dinlemiyor aynı benim gibi. O yüzden Luna'yı Vampire Genesis'e götürüyorum elveda evlat .
Raphael , Kyonshee'ye doğru Kai-Oave(bkz. Kılıcı ellerle hafifçe tutup 360 derece döndürmek bu sayede daha fazla yara açılır) dövüş yöntemini uygular:
-Aşkın gözü kördür
Başını döndürür
Anlamazsın ölür
Bunu tanrı görür
Kyonshee bu hamleye hazırlıksızdı ve kafasındaki maske çıktı. Çirkin yüzü gün ışığına çıktı :
- Madem görüyor
Neden engellemiyor
Bize gülüp eğleniyor mu?
Oh! hayır
Çünkü bizi anlıyor
Aşk denen duyguyu
O bizzat yaşıyor
Raphael kılıcını tekrar Kyonshee'ye savurur :
- Öyle sanıyorsun
Çünkü öyle sanmanı sağlıyor
Dediğin gibi bize gülüyor
Bunun sebebini sende biliyorsun
Ancak anlamıyorsun
Kyonshee bu sefer kurtulur ve Ko-Mai(bkz.Havada takla atarak kılıcı savurmak) :
- Yalan bunlar
Bir takım palavralar
O düşünüyor bizi
Gösteremiyoruz sevgimizi
Raphael , Ko-Mai hareketinden kaçamadı ve acılar içinde yere düştü. Raphael'e yakın ağaçların ortasında beyaz sisler oluştu ve bir insan gögesi görüldü . Beyaz sisler arasındaki adam :
- Kyonshee hiç değişmiyeceksin dimi ?
Kyonshee gölgesi görünen adama dönerek :
- Sen de kimsin ?
Sisler arasındaki adam :
-Oh , hatırlamadın mı ? Abin Necro'yum.
Kyonshee ilk başta kısa bir şaşkınlık yaşar sonra ise öfkesi kendisini gösterir :
- Sen!!!! Senin yüzünden aşık olduğum kadın olan Disenchanter şuan acı çekiyor!!!
Necro :
- Ama bu kızı Vampire Genesis'e götürürsen acı çekmeyeceğini sanıyrsun ha ?! Düşündüğümden de ahmaksın. Onu senin korumana artık gerek yok çünkü...çün..kü...
Kyonshee :
-Çünkü ne ?! Çünkü ne ?!
Necro :
- Çünkü o çoktan öldü!!! Hahahahahahahaaha.
Kyonshee'nin gözünden yaşlar gelir ve Ko-Mai hareketini Necro'yaa doğru yapar :
- Hayıırrr!!!Yalan!!! Yalan söylüyorsun !!!
Necro saldırıdan kurtulur ve Kyonshee'nin arkasında belirir :
- Sen hiçbirşeye inanmazsın zaten !!! hahahahhahah...(eliyle ışın topu oluşturur ve sırtına geçirir)
Kyonshee o anda küle döner :
- Hayıırrrrr!!!
Necro , Luna'ya dönerek :
- Luna , Raphael nasılsınız ?
Raphael ayağa kalkar , Luna Raphael'in yanına gider :
- İyiyiz Necro , bizi kurtardığın için sağol o adamın gözü dönmüş.
Necro gülerek :
- Önemli değil ben sizi ormandan ayrıldığınızdan beri izliyordum. Ve sizi korumak benim görevim bu görevi bana aileniz verdi.
Raphael :
- Ailemiz mi ? Ailemiz yaşıyor mu ?
Necro :
- Hayır ne yazikki yaşamıyorlar fakat rüyama girdiler ve sizi korumam gerektiğini söylediler. Eee yolculuğunuz nereye ?
Raphael :
- Normalde Batı Bakugan devletiydi.Ama şimdi tam bir planımız yok.
Necro :
- İyi o halde rüzgar nereye götürürse oraya diyelim.

O sırada mağaranın içinde vampir Ryko'nun zehirli bölgesini ısırmış ve tükürmüştü :
- Biraz dinlensin iyileşir.
Elutlan sevinir :
- Sağol çok sağol. Adın ne ?
Vampi gururlu bir şekilde adını söyler :
- Wolfgang Youngblood.
Howard güler :
- Entresan bir admış. Tam acımasız vampir adı.
Wolfgang gülerek :
- Howard'da tam evcil kedi adı.
Howard baltasını kavrar :
- Bak vampir bizimle yolculuk edeceksen bana saygı duyacaksın.
Wolfgang gülerek :
- Tabi saygı duyarım , saygı değer efendim Evcil Kedi Howardy.
Elutlan kızarak :
- Tamam arkadaşlar kesin şunu.(ardından bir ses duyar) Durun sessiz olun , dışarda birşey var .
Howard :
- O sesler mağara dışından değil içerden geliyor sanki.
Wolfgang gülerek :
- Herhalde benden başka misafirlerinizde var.
Howard :
- Bence vampiri mağaranın karanlık bölgesine atalım orada ne olduğunu bize söyler.
Wolfgang :
-Avucunu yalarsın Howardy.
Herkes mağaranın karanlık tarafına bakıyordu. Kimse orada ne olduğunu bilmiyordu. Birden bir ses duyuldu :
- Şşşşşşşşşşşşştttşştttşşşşşşşşştt!!!
Ve karşılarına birden Vennominon çıktı. Vennominon kollarıyla Wolfgang'ı sardı. Howard güldü :
- Çok sağol yılan , şimdi istersen onu yiyebilirsin.
Elutlan , Howard'a döndü :
- Howard o bizim yol arkadaşımız onu kurtarmalıyız !!!
Howard baltasını sıkıca tutar ve Vennominon'a doğru saldırır :
- Bundan pişman olacağımı biliyorum .
Vennominon'un Wolfgang'ı tuttuğu kolu kesilir. Wolfgang :
- Oh , sağol Howardy.
Howard :
-Fazla konuşma savaş.
Wolfgang yılana doğru güçlü bir ses dalgası yarar :
- AAAAAAAAAAAAAAAAAEEEEEEEEEEEAAAAAAAAAAAAAEEEEEEEEEAAAAAAAAAAEEEEEEEEEAAAAAAAEEEEEEEEAAAAAE!!!!!!!!!!!!!!
Vennominon yere düşer ve kısa süreliğine bayılır. Howard baltasını havaya kaldırır tam Vennominon'un kalbini sökecekken yerden Vennominaga çıkar. Vennominaga elllerini Howard'a doğru doğrultur fakat Howard Vennominaga'nın ellerini keser. Vennominaga sağlam olan sol kolunu tekrar Howard'a uzatır ve Howard'ı elinden çıkan yılanla zehirler.
Wolfgang 100 yıl önce öğrendiği taşa çevirme büyüsünü Vennominaga'ya karşı yapar :
- Bottom...less Tra...p Holeeeeeee!!!
Vennominaga yavaş yavaş taşa dönüşür. Wolfgang acele bir ses tonuyla :
- Hadi hemen gidelim buradan.
Elutlan :
- Tamam , sen Ryko'yu al ve git. Ben Howard'ı alıp gelirim.
Wolfgang , Ryko'yla birlikte mağaradan dışarı çıkar. Elutlan tam Howard'ı sırtına almaya çalışırken Vennominaga taş olmaktan kurtulur(kolları tekrar çıkar ) ve Elutlan'a doğru saldırır. Fakat Elutlan Howard'ı yere bırakarak kılıcını alır ve kılıcını çevirerek Vennominaga'ya saldırır. Vennominaga'nın gövdesinde birçok yara açılır. Elutlan elinden kılıcı bırakır çünkü Vennominaga onu da zehirlemiştir. Wolfgang mağaradan gelen sesleri duyar ve mağaranın içine tekrar girer. Vennominaga'nın ve Elutlan'ın savaştığını görür. Elutlan , Wolfgang'a bakar ve bayılır. Wolfgang , Vennominaga'yı durdurmak için bildiği en güçlü büyülerden birini kullanmak zorunda kaldığını biliyordu fakat bunun için bir kurban gerekliydi. Yapıcağı büyü sayesinde Vennominaga toz olacak ve öldürdüğü veya zehirledği kişiler tekrar eski hallerine dönücekti. Ryko'yu kucağına aşdı ve havaya kaldırdı. Ağzından büyünün sözcükleri çıktı :
- Threate...ning Roarrrrrrrrrr !!! Eyyy bana bu gücü veren yüce tanrılar sesimi duyun! Bu kutsal köpeği size kurban ediyorum ve bunun karşılığında sizden büyümü kabul etmenizi istiyorum.
Ryko toz haline gelir ve yok olur. Ardından Vennominaga ve Vennominon'da toz halini alır , yok olurlar . Bütün zehirliler iyileşir ve ölüler dirilir eski hallerine dönerler...

Devam Edecek...


Not : Bu Bölüm kısa oldu kusura bakmayın.

Bölümdeki Canavarlar :
Vennominon

Çok zehirli bir yaratıkdır. Venom swamp ormanında 4 tane bulunmaktadır. Venom Swamp ormanının kabusu ve yılanların başıdır. Fakat Vennominaga kadar güçlü değildir. Ana yeteneği düşmanı ısırıp taşa dönüştürmektir.
Vennominaga

Vennominon'dan daha güçlü ve zehirlidir. Venom Swamp ormanınında 2 tane bulunmaktadır. Biri ana göl civarında diğeri ise Venom Swamp tapınağındadır. Ana yeteneği Rise of the Snake Deity'dir. Bu yetenek sayesinde toprakla bir olur ve ne zaman nerden çıkacağı belli olmaz. Bu yeteneğin ikinci özelliği ise Vennominon yok olduğunda veya bayıldığında ortaya çıkmakdır.


Not 2: Artık her bölümde çıkan canavarlar hakkında bilgi vericem .
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 7:47 pm

4.Bölüm Venom Swamp ( Part 3 )

Howard ve Elutlan uyanır. Elutlan Wolfgang'ın bitkin halini görür ve olanları sorar :
- Wolfgang ne oldu burada en son o koca yılanla savaşıyordum.
Wolfgang üzüntülü ve yorgun bir ses tonuyla :
- O ve yılan öldü.
Elutlan şaşırır :
- O dediğin kim ?
Wolfgang üzüntülü bir sesle :
- Köpeğin Ryko .
Elutlan ani bir sinir patlaması geçirir ve Wolfgang'a 2 sert yumruk atar :
- Neeeeeeeee ?! Olamazzzz neden ?! nasıl ?!.
O sırada Howard içinden " Oh be ! o köpek yolumdan çekildi kim bilebilirdi ki pis vampirin işime yarıyacağını " der. Ve üzülmüş gibi yapar :
- Bence Wolfgang'ı öldürmeliyiz , Elutlan .
Wolfgang şaşırır :
- Ne ben sizi ve bütün kurbanları ölümden kurtardığım için mi ? ELutlan bana güvenmelisin bu tek yoldu.
Elutlan sakinleşir fakat hala üzgündür :
- Güveniyorum Wolfgang , sadece bunu Rainbow Dragon'a nasıl söyleyeceğim.
Wolfgang elini Elutlan'ın omuzuna koyar :
- Merak etme Ryko'yu kurban ederken bütün tanrılardan izin aldım Rainbow Dragon dahil.
Elutlan'ın içi rahatlar fakat şimdi Topaz Elması bulması daha da zorlaşmıştır. Howard buna karşı çıkar :
- Yalan söylüyor Elutlan ! Onun kafasını keselim.
Wolfgang , Ryko'yu kurban ederken Howard hakkında duyduğu bilgiyi açıklar :
- Senin tavırlarını hep anlamaya çalıştım ama artık nedenini biliyorum Howardy .

Howard ani bir şok geçirir " hayır bu vampir gerçeği açıklarsa efendim Gaiodiaz amacına ulaşamaz ! " der ve baltasını ani bir hareketle Wolfgang'ın boynuna geçirir.
Wolfgang'ın boynu kopar ve yere düşer. İçinden kan yerine bir ruh çıkar vampir olmadan ki eski haline döner . Eski hali kırmızı pelerinli ve paltolu altın kasklı ve asalı bir tiptir. Howard Wolfgang'a Elutlan , Howard'ın davranışına şaşırır. Howard :
- Nasıl ?!
Wolfgang gülerek :
- Beni öldürdün sanmamaşındır umarım. Sen beni öldürmedin aksine senin sayende yeni bir hayata başladım. Çok uzun zaman önce yani 500 yıl önce Sunset Shadown'a Allure Of Darkness adındaki zehirli ve değerli bir taş parçası için gitmiştim. Fakat taşı koruyan gardiyanlar vampirdiler. Sakın onlar beni ısırdı sanma . Aslında onlar taşın laneti yüzünden vampir olmuşlar. Hepsini öldürdüm. Ardından taşa tam dokundum acı çekmeye başladım ve bayıldım . Gerisini hatırlamıyorum... Kalktığımda bir ara sokağın köşesinde buluverdim kendimi. Su içerken suda yansımamı gördüm ve o an elimle yüzümü çizdim. Kendimden nefret ediyordum . Ama bir süre sonra bu duruma alıştım derken herkes beni taşlamaya başladı. Kurtulmamamın tek bir çaresi vardı Rainbow Dragon'un elmaslarından birine ...
Elutlan anlam çıkaramaz :
- Topaz Elmasmı yoksa onu sen mi çaldın Wolfgang !!!
Howard kürkler :
- Sus seni vampir susssssssssssss!!!!!!!
Wolfgang :
- Hayır , Elutlan Topaz Elması ben değil Howard çaldı. Tanrılara Ryko'yu kurban ederken Honest bana söyledi. Honest kurban büyülerinde ortaya çıkan tanrıların habercisi bir melektir ve aynı zamanda ölmeden önce cennete gidecek olanlara görünen bir melektir. Her kurban büyüsünde kaderimizi değiştiricek en önemli şeyi büyüyü yapana söyler ve büyüyü yapan dışında kimse onu göremez. Şuan Topaz Elmas Howard'ın midesinde!!!(Howard'ın midesini işaret eder). İçindeki Topaz Elmas sihiri sayesinde eski halime döndüm.
Elutlan'ın başı döner ve terler :
- Ne ?!! olamaz bunların hepsi yalan de bana !!!!!!!
Howard :
- İnanma Elutlan o yalan söylüyor.
Wolfgang :
- Elutlan bana inanmalısın .
Howard :
- Yolda gördüğümüz bir büyücü vampire mi yoksa bana mı inanacaksın ? Ben bir şey çalmadım.
Elutlan'ın aklı karışır fakat akıllığını kullanarak :
- Yeter! size bir soru sorucağım . Sorum şu " Yolda iki kova gördünüz birinin içerisinde topaz elmas diğerinin içerisinde akıl ve doğruluk var hangisini alırdınız ?
Wolfgang :
- Tabiki topaz elması.
Howard :
- Ne ?! bence akıl ve doğruluk .
Elutlan kılıcını oldığu gibi Howard'ın karnına saplar ve :
- Herkes kendinde olmayanı ister !
Howard zar zor konuşarak :
- Ah!!! bu..nu öde.. yeceksin. Yakında Gladiator Beast ordusu Ancient City - Rainbow'u işgal edecek !!! Özür dilerim efendim Gaiodiaz görevimi tam olarak yapamadım .
Howard yere yığılır ve topaz elmas ortaya çıkar. Elutlan :
- Wolfgang ben hemen Ancient City - Rainbow'a gitmeliyim ...


Shadowsoldier Shien'e gelmişti . Shadowsoldier , arkasında iki kişinin kendisini takip ettiğini anladı. Ve kılıcını takip edenlere doğru fırlattı. Bir ses duyuldu :
- Arghhhhhhh!!!
Shadowsoldier'in arkasında 2 tane goblin zombie azgın şekilde geliyordu . Plague wolf bir tanesinin bacağını ısırdı ve ona işkence etmeye başladı. Diğeri ise tam shadowsoldier'a saldıracakken bir ok goblin zombie'nin kafasına geldi. Goblin zombie'nin o ok yüzünden beyni patladı. Shadowsoldier hızlıca kılıcını alıp batıya doğru koştu. Fakat karşısına 6 tane samurai çıktı. Samurai'lardan Nisashi :
- Hey genç akşamları burada olmaman gerekiyordu ...

Devam edecek ...

Bölüm Canavarları :

Wolfgang'ın eski ve yeni hali .

Kiralık katiller. Cadılar bu zombileri büyüyle yapıp satarlar.

Shien'de Six Samurai grubunun başkanı gibi bir üye. Çok yeteneklidir. Ortadan rahat kaybolur.

not : kısa ve geç oldu :koptum:
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Admin Bir Paz Haz. 27, 2010 7:51 pm

Süper hikaye
avatar
Admin
Admin
Admin


<b>Uyari Seviyesi</b> Uyarı Yok
Hangi Takimlisin
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 15
<b>Ruh Hali</b> Ruh Hali :
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 162
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 267
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 25/06/10
<b>Nerden</b> Nerden : Bingöl


Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
100/100  (100/100)

Kullanıcı profilini gör http://patlicanforum.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 7:52 pm

bencede çok iyi hikaye yapmış ama şu sıralar devam etmiyor bir devam etse yazmaya xD
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Admin Bir Paz Haz. 27, 2010 7:57 pm

xD sen ygioh biliyosun yugioh bölümüne bak turnuvamız var jtp
avatar
Admin
Admin
Admin


<b>Uyari Seviyesi</b> Uyarı Yok
Hangi Takimlisin
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 15
<b>Ruh Hali</b> Ruh Hali :
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 162
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 267
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 25/06/10
<b>Nerden</b> Nerden : Bingöl


Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
100/100  (100/100)

Kullanıcı profilini gör http://patlicanforum.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Air Gear Bir Paz Haz. 27, 2010 8:00 pm

jtp bende yüklüydü taki format atana kadar. Yüklediğimde gelirim turnuvaya Wink
avatar
Air Gear
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 18
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 35
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından VoLFuReM Bir C.tesi Tem. 03, 2010 8:31 pm

Hmm Teşekkürer

__________________
avatar
VoLFuReM
Admin
Admin


<b>Uyari Seviyesi</b> Uyarı Yok
Hangi Takimlisin
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 10
<b>Ruh Hali</b> Ruh Hali :
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 93
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 147
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 03/07/10
<b>Yaş</b> Yaş : 26


Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
500/500  (500/500)
Aktiflik:
50000/50000  (50000/50000)
Başari Puanı:
1000/1000  (1000/1000)

Kullanıcı profilini gör http://patlicanforum.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından McSs Bir Cuma Tem. 09, 2010 10:03 am

Very Happy Very Happy Lord Phoenix Gearfried benim Very Happy (McSs-AnisTicK) Ordan girmiştim
avatar
McSs
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 63
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 78
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 29/06/10

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından Admin Bir Paz Tem. 11, 2010 7:24 pm

Hikayenin devamı yokmuı ya :S

__________________
avatar
Admin
Admin
Admin


<b>Uyari Seviyesi</b> Uyarı Yok
Hangi Takimlisin
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 15
<b>Ruh Hali</b> Ruh Hali :
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 162
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 267
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 25/06/10
<b>Nerden</b> Nerden : Bingöl


Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
100/100  (100/100)

Kullanıcı profilini gör http://patlicanforum.hareketforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gods Of War !

Mesaj tarafından unemployer Bir Ptsi Tem. 12, 2010 12:18 pm

evt hikayenin devamı olsun müthiş
avatar
unemployer
Üye
Üye

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 81
<b>Rep Gücü</b> Rep Gücü : 140
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 26/06/10
<b>Nerden</b> Nerden : silivri

Kişi sayfası
Paylasim Değeri:
0/0  (0/0)
Aktiflik:
0/0  (0/0)
Başari Puanı:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz